İLLA ZÜLFİKAR
İLLA ZÜLFİKAR
Haykırınca titrerdi dağlarla taşlar Ehli beytin derdi yürekleri dağlar
şaha kalk düldül geliyor kızılbaşlar Peygamber soyuna zulüm yaptılar
Zulme karşı sallanırdı o Zülfikar Allah ile kul arasına girdi azanlar
La Feta Illa Ali,la Seyfa,illa Zülfikar La Feta Illa Ali,la Seyfa,illa Zülfikar
Hüseyin"i Kerbela"da al kana boyadılar Pirler, Mürşitler susmuş konuşmazlar
Imam Zeynal Abidi"ni zindana attılar Cem yerine varıp birliği sağlamazlar
Imam Musa"i Kazıma kurşun akıttılar Hak uxun Mevla-ya sitem yollamazlar
La Feta, Illa Ali,La Seyfa, Illa Zülfikar La Feta, Illa Ali,La Seyfa, Illa Zülfikar
Ak deve üstünde yükümüz vardır Kula kul olduk yılıp, usanmadık
Erenlerden gelme soyumuz vardır Her gördüğümüzü kendimiz saydık
Mahşer kapısın`da duran şahımız vardır Aşık kul seveni bu uğurda uğurladık
La Feta, Illa Ali, La Seyfa, Illa Zülfikar La Feta, Illa Ali, La Seyfa, Illa Zülfikar.
Emir'el müminin ,Hicretin 40.,miladın 661.yılında Ramazan ayının 21.gecesi hakka yürüdü.Büyük oğlu Hasan,kendisini yıkayıp kefenledi.Sabaha doğru şimdiki türbesinin olduğu yerde sırladılar.
Sırası gelmişken Hz.Ali'nin nasıl katledildiğine değinmek istiyorum.Haricilerin anlaşmasına göre İbn-i Mülcem ,Ali'yi öldürmekle görevlendirilmişti.Bir başka fedai,de Muaviye'yi öldürecekti.Ancak Muaviye kaçıp kurtuldu.Ali'nin gömülmesinin ertesi günü ibn-i Mülcem öldürüldü.Aynı gün Kufe camiinde İmam Hasana biat edildi.Daha sonraki gelişmeler'e değinmek yerinde olur kanısındayım.Hasan Muaviye'nin uslu durmadığını, aleyhine eylemler düzenlediğini duyunca muaviye'ye mektuplar yazdı, ancak sonuç alamadı. Muaviyenin zenginliği işe yarıyor, paralar vererek etkin kişileri Hasan'ın çevresinden uzaklaştıyordu. İmam Hasan ordusunda Ehl-i Beyt'e bağlı olanlar iyice azalmıştı, öbürleri ise yelin estiği gibi davranıyorlardı. Hele hele Ehl-i Beyt yandaşları bir ara haricilerin etkisine kapılmışlardı.Orduda Muaviyenin casusları cirit atıyorlardı. İmam'ı Hasan'ı kaçırıp Muaviye'ye götürmek isteyenler bile vardı.Çadırı yağmalanmış,bir kezde yaralanmıştı.Çok zor durumdaydı.Iraklıların davranışı onu perişan etmişti.Tam bu sırada muaviye'nin adamları bir önerge ile çıkageldiler.Hasan, demokratik bir davranışla bu gelen öneriyi kendi adamlarına açtı.Orada bulunanlar anlaşmayı benimsediler.Bu anlaşma koşulları şöyle idi.1-Halk,Kuran'a ve Peygamber sünnetine uygun yönetilecekti..2-Hz.Ali'ye kötü söz söylenmeyecekti..3-Hz.Ali yandaşlarına kötülük edilmeyecekti.4-Cemel ve Sıffeyn savaşlarında ölenlerin çocuklarına haraç malından pay verilecekti.5-Muaviye,Halife olacaktı.Ancak kendisinden sonraki halife üzerinde söz sahibi olmayacaktı.Maviye imza töreninden sonra Nuhayle'ye gitti İlk sözü şu idi"Ben Hasan'la kimi maddelere uyacağımı söyledim.Ancak o maddeler bile ayağımın altında.Hiç birini yerine getirmeyeceğim."Öyle de yaptı.Hz.Ali'ye oğlu Hasan'ın bile bulunduğu toplantılarda lanet okuttu.Bütüm uyarılara karşın bu alışkanlığını sürdürdü.Bu kötü alışkanlık kendisinden sonrada ta Abdülaziz oğlu ömer dönemine değin sürdü.Muaviye döneminde Ali yandaşlarına edilmeyen kötülük kalmadı.Ehl-i Beyt şehitlerinin çocuklarına bir dirhem bile verilmedi.Ölümünden öncede yerine öğlu Yezid'i zorla halife yaptı.böylece Halifeliğe saltanat kuralını getirdi.Bundan sonra Halifelik babadan oğula geçecekti.İmam'ı Hasan'ı bu anlaşmadan dolayı eleştirenler sonradan kendisine hak verdiler.Hasan,Muaviye ile yaptığı anlaşmadan sonra Medine'ye döndü.Bundan sonra zaman,zaman onun canına kıyma girişimlerinide görürüz.Bir kaç kez zehirlendi,ancak kurtarıldı.Sonunda Muaviye'nin kandırması ile eşlerinden Eş'as kızı Cüde,onu zehirledi.Muaviye,eğer bu işi yaparsa Cüde'yi oğlu Yezd'e alacaktı.Ancak sonradan"Hasa'na yapan oğlumada yapar"diye sözünden döndü.Hasan,kardeşi Hüseyn'in,"bunu kim yaptı?"sorusuna ,"Tanrının öcü daha zorludur",diye yanıt vermedi.Hasan'ın cesedini dedesinin yanına gömmek istedilersede Mervan engel olur Hüseyin'de ağbisinin cesedini onun vasiyetine uyarak batı, mezarlığında toprağa verdi. Ölüm tarihi. 49 dur.(m 670).Kırk yedi yıl yaşadı. böylece İmam Ali'ye ve oğullarına, giderek soyuna karşı öldürme düşünceleri artık eyleme dönüşmüştü. Bu bölümde artık yazımın can alıcı bir noktasına değineceğim. Sünni kurallar dışındaki inançlarım olsun, Anadolu türkmen - Alevi kesiminin olsun yüzyıllardır üzerinde birleştiği, sevdiği,saydığı ,
ağladığı bir kişinin, bir savaşın öyküsüdür bu. Üçüncü imam Hz.Hüseyin'in künyesi "Ebu Abdullah, ek adı (lakap) Zeki, Şehid, Mazlum ve sıbd olup Hicretin 4.yılı Şaban ayının beşinci salı günü Medine'de doğmuştur."(m.626) Adını dedesi Hz Peygamber koymuştur. Adın konulmasıTanrı isteğidir. Ağabeyi Hasan'dan yirmi ay sonra dünyaya gelmiştir.Altı erkek, iki kız çocuğu olmuştur. Bunlardan dedesi Hz.Peygamber'e çok benzediği için Şehip-I
Peygamber (Peygamber benzeri) diye de anılan Ali Asker (Asgar) Kerbela'da şehid olmuşlardır. Soyu hasta olduğu için Kerbela kırımından kurtulan Zeyn'el Abidin'den yürümüştür. Diğer oğulları Muhammed, afer, Abdullah, babalarının sağlığında Medine'de ölmüşlerdir. Kızları Fatma, Sakine ve altı aylıkken Kerbela'da boğazından oklanarak öldürülen Ali Asker'in annelerinin adı Rebab'dır. Büyük oğlu Ali Ekber'in aslında Zeynel Abidin olduğu söylentisinin aslı yoktur. Neminden beri süregelen söylentilere göre dedesinin en sevdiği torunu idi. Çok sık görüşürlerdi. Bilindiği gibi Kuran'da Ehl-i Beyt sık sık dile getirilmiş ve övülmüştü

MEDET YA ALİ
 


Zaman degerlidir












sitene ekle

   
Reklam
 
 
Bugün 47719 ziyaretçi (74367 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=