güruhu naci

"Hak Ehli Erenleri doğumu bilirler. Anne rahmindeki bebeğin hareketini bilirler.

Hak döllenmiş yumurta içinde gizlidir.

Hak Ehli Erenleri üçleri, beşleri, yedileri, kırkları bilirler.
Bu bilimsel bir süreçtir.
Dinle bir ilgisi bulunmamaktadır.
Üç; insandır, vücut-kan ve iradedir.
Beş; ateş, toprak, su ve rüzgar ve insandır.
Yedi; ateş, rüzgar, su ve toprak; can, canan ve çobandır.
Sonuç olarak çocuktur.
Çocuk gelecektir.
Hak gerçektir.
Hak çocukta vücut bulmaktadır.
Şeytan nefste, Hak çocukta vücut bulur.
Üçler, beşler, yediler budur.
Peki, altı olursa ne olur?
Meydan boş kalır.
İnsanlık süreci durur.
Yedi şarttır.
Yedi olmaz ise kırklar olmaz.

Vücudu olmayan yoktur. Görünmeyen yoktur.

Hak Ehli Erenlerinin cenneti, cehennemi yoktur. Her şey insandadır ve bu dünyadadır. Doğum normal bir süreçtir. Bu yüzden Hak Ehli Erenleri birbirlerinin cemallerine, kalplerine, kalplerindeki bir noktaya taparlar.

Hak Ehli Erenleri taşa, havaya, puta tapmazlar. Birbirlerine, Erenler divanına taparlar.

Hak Ehli Erenlerinde tövbe yoktur, sır vardır.


Adem ile Havva sürgündürler. Allah onları cennetinden sürdü, Dünya’ya çırılçıplak geldiler. Havva 36 doğum yaptı. Her doğumu bir erkek bir kızdır. Toplam 72 etmektedir. Dünyaya gelen 72 millet Adem ile Havva’nın çocuklarıdır ve sürekli ibadet yapmakta, tövbe etmektedirler, çünkü onlar sürgündür. İbadet ve tövbe onları tekrar cennete götürecektir.

Üçlerin, beşlerin, yedilerin toplamı kırktır. Kırklar ise kırktır, kırk bir değildir. Kırk bir ise birdir. Kırk bir yoktur.
Hak Ehli Erenlerinin tüm felsefesi sır üzerine kurulmuştur.
Tek tanrılı ve çok tanrılı hiçbir dinin gereklerini yerine getirmezler.
Örneğin namaz kılmazlar, oruç tutmazlar, hacca gitmezler, kiliseye girmezler...
Putları yoktur, tözleri yoktur.
Hak Ehli Erenleri birbirlerine taparlar, birbirlerinin cemallerine, kalplerine, kalplerindeki bir noktaya taparlar ki bu doğruluktur.
Pir, Bas Koylu HAsan Efendi"

.......................................................................................................................

"Fırka-i Naciye, Hakkın emri rızasında olanlardır ve 40 haftada bir, Hakkın divanında dar olur, pirleri tarafından sorgu sual edilirler.

Sorulan sorgu, Hakkın emr-i rızasında ne kadar olunup olunmadığıyla ilgilidir. Hakkın emri ve rızasında olmayanlar “CEM” evine alınmazlar. Ancak, cem yerinde sorulan soru ve verilen ceza; ahret gününde sorgu da edilmez, cezada verilmez. Zira insanın kârı, kazancı, sermayesi dünyadır. Ahrette sorgu sual yapılacağı, sadece bir kandırma olup, milleti birbirine düşman edip kırdıran alacaların uydurduğu bir şeydir. Bunların sözleri yalandır. Dünyada kaybolan ahrette bulunur mu? Dünya, insana en büyük sermayedir. Ve nihayet doğuş dünya içindir. Doğuş olmazsa dünya boştur. Dünya insansız, insanda dünyasız olmaz. Doğanlar sermayesini dünyada alır.

Pir Hasan Sani, "

 

" Bu güne dek insanlık, iki kol üzere gelmişlerdir. Biri NACİYE ANA koludur; diğeri ise HAVVA ANA koludur. Bu kollar birbirinden ayrıdır. Bu kolların Allahları da ayrıdır. Havva kolunun Allah’ı yaratılmışlarda; Naciye kolunun Allah’ı da DOĞUŞTA ispat olur. Doğuşta kendini ispat etmeyenin kendisi de yok, namı da yoktur. Yok olanlar, dünyada kendini ispat etmeyenlerdir. Yoktan yaratılmış olanlardır. Anasının doğum kapısına Hakk Kapısı demeyenler cenabet olanlardır. İnkâr defterine kayıt düşenlerdir. KENDİNİ TANI EY TALİP!
Özünü, nefsini, hırsını öldür. Öldür ki yeniden doğumun olsun. Yeniden doğmak uyanmaktır. Uykuyu terk et! Uyanmak kendin bilmektir. Kendi bilmeyen Hakkı bilir mi? Hakkı kendisinde görmeyen boş kovandır. Bu kovan şeytanın evi olup, balı yoktur. Hakkı tanıyanlar, Hakkı kendisinde hazır ve mevcut görenlerin kovanları bal ile doludur. Hakk onların emrinde ve onlara sahip. Onları gezdiren dolaştıran, her bir fena fiillerden, kötü hallerden saklayıp, bekleyen Hakk’tır. Pir Nizar Daylemî
"

Kendini görmiyen kör mürşüd olurmu ? ( 38)
Taus-u Melek´te Alim-i ulema idi
...
Can gözü ile görmiyen kalır karanlıkta
Canan´a ermeyen mürşüd olurmu ?

...
Güruhu Naciye özümü kattim
Insan sifatinda cok geldim gittim
Bülbül oldum firdevs baginda öttüm
Bir zaman gül icin zara düs oldum

...
Gayrudur her milletten bu bizüm milletimiz
Hic dinde bulunamadi din ü diyanetümüz
Bu din ü diyanetde dünya ve ahiretde
Yitmis iki milletde ayridur ayatumuz



Can gözü ile görmiyen kalır karanlıkta
Canan´a ermeyen mürşüd olurmu ?

Can (ERKEK) Canan'a (KADIN RAHMINE) ermeden MURSUD (çoban "COCUK") olmaz...


Damladaki sir;
Can-canan-coban

CAN (erkek-ali)-CANAN (kadin-ali) = COBAN (insan-ALI)

Ali adi altinda saklanan sirda burada yatiyor


Alevi inancinda tanrisal varlik Ali ismi altinda saklanan INSANDIR. Insan ile ana teslis olusdurulur. Yukaridada dedigimiz gibi;

ana-baba-çoban = çobandir.

ANA (naciye) Yaratici olandir. Yaratilani kendi RAHMINDE YARATANDIR. YARATICI OLAN en buyuk VARLIK KADINDIR !!

BABA (naci)Yaratici olandir. Yaratilani, yaratanin RAHMINDE yaratmasini saglayandir.

COBAN Yaratilandir, (yaratacak olan)


BAs koylu Hasan efendi VArligin Dogusu adli kitabinda soyle deyinmekdedir bu konuya;

"Baba mayayı ana sütüne katar, ana rahminde vücut tutar. Mayalanan maya 40 gün mayada kalır. 41. gün vücut hasıl olur.”

Mayalanma 40 gün süruyor.
41. gününde insanın ilk şekli oluşuyor.
İlk insanın oluşumu 40. günden sonra, 41. günde gerçekleşiyor.
Anne rahminde bebeğin ilk nüvesi tamamlanıyor.
"



Bu olayi anlayabilmek için olaya bakisiniz degil, nereden baktiginiz onemlidir. Cunku sayet bu olaya islam ve tek tanrili dinler yada tabular gozu ile bakar iseniz belirli çikmazlara tikanir kalirsiniz.

Niye mi?
Mantikli açiklama mi?
Hac Süresi’nin 5. Ayeti “Biz sizi topraktan, sonra az bir sudan yarattık” der.

Peki gerçekten Alevilik felsefesi buna inanıyor mu?"



Degiserek gelisen insan 40 bin yil once atesi kullanmasini ogreniyor. Yerlesik duzene geçmesini, ve bilgi birikimine baslamasi ise son 30 bin yillik bir surecde elde edebiliyor. Yapilan kazilarda elde edinilebilinen bulgulara gore insanlarin uygarligi yakalamasi ise, 10 bin yil oncesine dayaniyor.


Tum bu olgularin içinde
Ademden Hz Muhammede yapilacak soy seceresinde en fazla kaç kusak gorulebilecegini arasdirsak 50 yada 100 u geçmez.

100 kusak farzeder ve her kusagin 50 yil yasadigini sayar ve hatta ortaya çikan rakami 2 ile çarpip yine kendisiyle topladiktan sonra hz Muhammedden sonra gunumuze kadar geçen zamanida eklersek 21400 yil eder ki bu bile bilimin gosterdigi insan olusumu tarihi olan 40 bin yilin ancak yarisinda kalabiliyor.

Iste bu yuzden Alevilik felsefesi Allahin bir kaç gunde dunyayi ve insanlari yarattigi fikrine inanmamistir. Cunku yaratilis bilime ters dusmekdedir.

Ûmit algunerhan
 

MEDET YA ALİ
 


Zaman degerlidir












sitene ekle

   
Reklam
 
 
Bugün 47033 ziyaretçi (73574 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=